<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Hukuk &#8211; AV.F.ÖZCAN TOKUŞ</title>
	<atom:link href="https://ozcantokus.com/category/hk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ozcantokus.com</link>
	<description>&#34;HUKUK HERKES İÇİNDİR !&#34;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Dec 2025 10:21:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/android-icon-36x36-2.png</url>
	<title>Hukuk &#8211; AV.F.ÖZCAN TOKUŞ</title>
	<link>https://ozcantokus.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yurt Dışı Çıkış Harcı Ödemesi</title>
		<link>https://ozcantokus.com/yurt-disi-cikis-harci-odemesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ozcantokus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 18:43:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozcantokus.com/?p=2692</guid>

					<description><![CDATA[Ülke vatandaşlarının yurt dışına çıkışları sırasından her fert için yurt dışı çıkış harcı alınmaktadır. Vr bu har. Her yıl kayda değere şekilde arttırılmaktadır. Peki bu uygulama doğru mudur? Dünya genelinde diğer devletler vatandaşlarının yurt dışına çıkışlarında benzer şekilde yurt dışına çıkış harcı alıyor mudur?Evet, yurt dışına çıkış harcı veya benzeri adlar altında uygulanan vergiler başka [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-2693 alignleft" src="https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/10/yurt-disi-cikis-harci-2-750x375-1-400x200.jpg" alt="" width="300" height="150" srcset="https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/10/yurt-disi-cikis-harci-2-750x375-1-400x200.jpg 400w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/10/yurt-disi-cikis-harci-2-750x375-1-650x325.jpg 650w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/10/yurt-disi-cikis-harci-2-750x375-1-250x125.jpg 250w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/10/yurt-disi-cikis-harci-2-750x375-1-150x75.jpg 150w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/10/yurt-disi-cikis-harci-2-750x375-1.jpg 750w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Ülke vatandaşlarının yurt dışına çıkışları sırasından her fert için yurt dışı çıkış harcı alınmaktadır. Vr bu har. Her yıl kayda değere şekilde arttırılmaktadır. Peki bu uygulama doğru mudur? Dünya genelinde diğer devletler vatandaşlarının yurt dışına çıkışlarında benzer şekilde yurt dışına çıkış harcı alıyor mudur?Evet, yurt dışına çıkış harcı veya benzeri adlar altında uygulanan vergiler başka ülkelerde de mevcuttur. Ancak bu vergiler, Türkiye&#8217;deki uygulamadan önemli farklılıklar gösterebilmektedir.Konuyu daha iyi anlamak için bu vergileri iki ana kategoriye ayırabiliriz; Genel Yolcu Çıkış Vergileri (Çoğunlukla Bilet Fiyatına Dahildir): Bu, en yaygın modeldir. Ülkeden ayrılan tüm yolculardan (vatandaş veya yabancı ayrımı yapmadan) alınır ve neredeyse her zaman uçak bileti fiyatına dahil edilir. Yolcular genellikle bu vergiyi ayrıca ödediklerini fark etmezler.<br />
Vatandaşa Özel Çıkış Harcı (Türkiye Modeline Benzer): Bu, çok daha nadir bir modeldir. Sadece ülkenin kendi vatandaşlarından alınır ve genellikle biletten ayrı olarak, banka veya havalimanındaki vezneler aracılığıyla ödenir. Bu ayrıma göre ülkelere ve uygulamalarına baktığımızda;</p>
<p>1. Türkiye modeline en çok benzeyen ülke Filipinler Cumhuriyeti’dir. Türkiye&#8217;deki gibi kendi vatandaşlarından ayrı bir &#8220;seyahat vergisi&#8221; almaktadır. Filipinler Cumhuriyeti’ndeki verginin adı, Filipin Seyahat Vergisi(Philippine Travel Tax)dir. Bu vergiyi de Filipin vatandaşları, daimi oturum izni olan yabancılar ve Filipinler Cumhuriyeti&#8217;nde iki yıldan uzun süredir bulunan yabancılar ödemektedirler. Ücreti de buu yazının yazıldığı tarih itibariyle ekonomi sınıfı için: 1,620 Filipin Pezosu (yaklaşık 28 Dolar)Business ve First Class için: 2,700 Filipin Pezosu (yaklaşık 46 Dolar)aynı Türkiye&#8217;deki gibi, havayolu şirketinin ofislerinden, yetkili bankalardan veya havalimanındaki vergi dairesi (TIEZA) ofisinden ödenebilmektedir.</p>
<p>2. Genel Yolcu Çıkış Vergisi Alan Popüler Ülkeler (Bilete Dahil)Bu ülkelerdeki vergiler, Türkiye&#8217;deki harçtan farklı olarak, ülkeden ayrılan herkesten alınır ve bilet fiyatının içindedir. Örneğin Avustralya’da verginin adı Yolcu Hareket Harcı (Passenger Movement Charge &#8211; PMC)Ücreti: 60 Avustralya Doları (yaklaşık 40 Dolar), Japonya’da verginin adı Uluslararası Turist Vergisi (&#8220;Sayonara Vergisi&#8221; olarak da bilinir)Ücreti: 1,000 Japon Yeni (yaklaşık 6.5 Dolar), Birleşik Krallık’ da verginin adı Hava Yolcusu Vergisi (Air Passenger Duty &#8211; APD) ücreti uçuş mesafesine ve sınıfına göre değişir. Kısa mesafeli ekonomi uçuşları için 13 Sterlin&#8217;den (yaklaşık 16 Dolar) başlar, uzun mesafeli daha yüksek sınıflar için 200 Sterlin&#8217;i (yaklaşık 250 Dolar) aşabilir. Almanya’da verginin adı Hava Taşımacılığı Vergisi (Luftverkehrsteuer) ücreti: Uçuş mesafesine göre değişir. Kısa mesafeler için yaklaşık 13 Euro&#8217;dan başlar, uzun mesafeler için yaklaşık 60 Euro&#8217;ya kadar çıkar. Tayland’da verginin adı Uluslararası Yolcu Hizmet Bedeli, ücreti 700 Tayland Bahtı (yaklaşık 19 Dolar) şeklindedir. Örnekler çoğaltılabilir.<br />
Sonuç olarak, yurt dışına çıkışta vergi veya harç uygulaması Dünya genelinde oldukça yaygındır. Ancak Türkiye&#8217;nin uyguladığı sadece kendi vatandaşlarından alınan ve bilet fiyatından ayrı ödenen harç modeli oldukça nadirdir. Bu modele en çok benzeyen ülke Filipinler Cumhuriyeti &#8216;dir. Diğer birçok ülke ise bu vergiyi vatandaş/yabancı ayrımı yapmadan tüm yolculardan alır ve genellikle bilet fiyatına dahil eder.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devletin kendi vatandaşına kimlik verirken ücret almasına ilişkin değerlendirme</title>
		<link>https://ozcantokus.com/devletin-kendi-vatandasina-kimlik-verirken-ucret-almasina-iliskin-degerlendirme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ozcantokus]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 07:01:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozcantokus.com/?p=2480</guid>

					<description><![CDATA[Devlet Kendi Vatandaşına Kimlik Vermek Zorundadır. Bu bir tercih değil, modern bir devletin en temel ve vazgeçilmez yükümlülüklerinden biridir. Zira, Devlet, vatandaşını hukuken tanımak ve kaydını tutmakla yükümlüdür. Kimlik kartı, devletin &#8220;Ben seni vatandaşım olarak tanıyorum, senin hukuki bir kişiliğin var ve kaydım altındasın&#8221; deme şeklidir. Kimlik kartı olmadan hiçbir temel vatandaşlık hakkınızı kullanamazsınız. Oy [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-2483 alignleft" src="https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/kimlik.jpg" alt="" width="400" height="238" srcset="https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/kimlik.jpg 400w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/kimlik-250x149.jpg 250w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/kimlik-150x89.jpg 150w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" />Devlet Kendi Vatandaşına Kimlik Vermek Zorundadır. Bu bir tercih değil, modern bir devletin en temel ve vazgeçilmez yükümlülüklerinden biridir. Zira, Devlet, vatandaşını hukuken tanımak ve kaydını tutmakla yükümlüdür. Kimlik kartı, devletin &#8220;Ben seni vatandaşım olarak tanıyorum, senin hukuki bir kişiliğin var ve kaydım altındasın&#8221; deme şeklidir. Kimlik kartı olmadan hiçbir temel vatandaşlık hakkınızı kullanamazsınız. Oy kullanmak, sağlık hizmeti almak, eğitim görmek, seyahat etmek gibi sayısız işlem için kimliğinizi ibraz etmeniz gerekir. Devlet, kamu düzenini sağlamak ve kimin kim olduğunu bilmek için vatandaşlarını kayıt altına almak ve onlara bir kimlik belgesi vermek durumundadır.<br />
Nitekim bu durum, Devletin temel yükümlülüğünün vatandaşını kayıt altına almak ve ona ilk kimliğini vermek olduğu, doğum sonrası düzenlenen ilk kimlik kartından ücret alınmamasıyla kendini gösterir. Sonradan alınan ücretler ise daha çok yenileme, değiştirme veya kayıp gibi durumlar için kartın materyal ve hizmet maliyetini karşılamaya yönelik olduğu belirtilmektedir.<br />
Buna karşın vatandaşın tercihi olmayan ve Devletin kendi tasarrufu ile nüfus cüzdanının değiştirilmesi zorunluğunda da para almaması gerekmez mi?<br />
Devletin aldığı bu ücret, &#8220;vatandaşlık hakkının bedeli&#8221; veya &#8220;kimliğin satış fiyatı&#8221; olarak tanımlanmıyor. Alınan paranın hukuki ve idari olarak iki temel gerekçesi olduğu değerlendiriliyor ve değerli Kağıt Bedeli ve Hizmet Bedeli (Harç) olarak bunu tahsil ediyor.<br />
Değerli Kağıt Bedeli: Günümüzdeki kimlik kartları, içinde yüksek güvenlikli bir çip, biyometrik veriler ve taklit edilmesini önleyen güvenlik öğeleri barındıran teknolojik bir materyaldir. Devlet, bu materyalin maliyetini &#8220;Değerli Kağıt Bedeli&#8221; adı altında tahsil etmektedir.<br />
Hizmet Bedeli (Harç): Kimliğin verilebilmesi için arka planda işleyen bir kamu hizmeti (personel, altyapı, sistem maliyetleri) vardır. &#8220;Harç&#8221; adı altında alınan ücret, devletin bu hizmeti sunarken yaptığı masraflara vatandaşın katılım payı olarak düşünülebilmektedir..<br />
Oysa ki Devletin zorunlu tuttuğu bir değişikliğin maliyetinin neden doğrudan vatandaşa yansıtıldığı sorusu nu sormak gerekmez mi?<br />
Burada Devlet şu mantıkla hareket etmektedir. 1. Kamu Hizmetinin Finansman Modeli: Devletler, hizmetleri genel vergilerle veya &#8220;kullananın ödediği&#8221; modelle finanse eder. Kimlik kartı gibi kişiye özel üretilen hizmetler, genellikle ikinci modelle finanse edilir. Devlet, &#8220;Bu hizmetin maliyetini tüm toplumun vergisinden karşılamak yerine, doğrudan o hizmeti alan kişiden talep edeyim&#8221; politikasını benimser. 2. Standarda Uyum Sorumluluğu: Devletin temel argümanı budur. Devlet, kamu düzeni ve teknolojik gelişmeler nedeniyle standartları belirler. Bu standartlara uygun belgelere sahip olma sorumluluğunu ise vatandaşa yükler. Tıpkı devletin araçlar için yeni bir egzoz emisyon standardı getirdiğinde, aracı o standarda uygun hale getirme masrafının araç sahibine ait olması gibi. Devlet, &#8220;Güvenlik ve dijitalleşme için artık herkesin çipli kimlik kartı standardına geçmesi gerekiyor&#8221; der ve bu standarda uygun kişisel belgenizi temin etme maliyetini bu gerekçeyle vatandaşa yansıtır. 3. Bütçesel Gerçeklikler: 85 milyondan fazla vatandaşa yeni bir kimlik kartını ücretsiz vermek, çok büyük bir maliyet anlamına gelir. Devlet, bu büyük mali yükü genel bütçeye yaymak yerine, hizmeti alan kişiye özel olarak yansıtmayı mali disiplin açısından tercih eder.<br />
Buna karşın kimlik kartının bir &#8220;hak&#8221; belgesi olması ile bir &#8220;mülkiyet&#8221; olan aracı aynı kefeye koymak doğru değildir. Devletin &#8220;Topladığım vergiler, kurumlarımın varlığını ve genel işleyişini zaten karşılıyor. Ancak, senin için özel olarak, yüksek maliyetli bir kart basmak ve bu bireysel işlemi yapmak, genel bir hizmet değil, sana özel bir hizmettir. Bu nedenle, bu spesifik hizmetin ve materyalin maliyeti olan harç ve değerli kağıt bedelini, hizmetten faydalanan kişi olarak senden talep ediyorum.&#8221; Mantığı ile hareket etmesini kabul etmek mümkün değildir.<br />
Burada , bir yanda vatandaşın hak ve adalet beklentisi ile diğer yanda devletin kamu maliyesi politikasının karşı karşıya geldiği felsefi bir tartışma ortay acıkmaktadır. Devletin, tek yanlı iradesi ile yeni nüfus cüzdanı vrme işlemi neden &#8220;genel hizmet&#8221; kategorisinde değil, &#8220;bireysel hizmet&#8221; kategorisinde değerlendiriyor ve maliyetini bu hukuki ayrıma dayandırıyor. Vatandaşın bireysel olarak bir talebi olmadığı halde, devletin tek taraflı tasarrufu söz konusudur.<br />
Devletin &#8220;Tüm kimlikler çipli olacak&#8221; şeklindeki kararı veya tasarrufu genel olduğu halde, bu genel kararın hayata geçirilmesi ve uygulama safhasını &#8220;bireysel hizmet&#8221; olarak nitelendirmesi ne kadar hukukidir.<br />
Kanımca Devletin &#8220;Tüm kimlikler çipli olacak&#8221; şeklindeki kararı veya tasarrufu genel olduğu için uygulamasının da genel olarak yapılması ve vatandaşına vermek zorunda olduğu nüfus cüzdanı yenilemesinden ücret alınmaması gerekir..</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hukuk Herkes İçindir.&#8221;</title>
		<link>https://ozcantokus.com/hukuk-herkes-icindir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ozcantokus]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 05:08:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozcantokus.com/?p=1994</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="clear"></div><div class="widget Label list label feed show-index no-title fix-height " id="Label1"><div class="widget-content feed-widget-content widget-content-Label1" id="widget-content-Label1"><div  class="shad item item-0 item-two item-three item-four table"><div class="tr"><div class="td"><h3 class="item-title"><a href="https://ozcantokus.com/author/ozcantokus/" target="_blank" class="meta-item meta-item-author"><i class="fa fa-pencil-square-o"></i> <span>ozcantokus</span></a>: <a href="https://ozcantokus.com/yurt-disi-cikis-harci-odemesi/"><span class="title-name">Yurt Dışı Çıkış Harcı Ödemesi</span></a></h3><span class="meta-item meta-item-date"><a class="meta-item meta-item-date" href="https://ozcantokus.com/yurt-disi-cikis-harci-odemesi/"><i class="fa fa-clock-o"></i> <span>Ekim 17, 2025</span></a></span></div><div class="td item-readmore"><a href="https://ozcantokus.com/yurt-disi-cikis-harci-odemesi/#more"><i class="fa fa-angle-right"></i></a></div></div></div><div class="clear"></div><div  class="shad item item-1 than-0 table"><div class="tr"><div class="td"><h3 class="item-title"><a href="https://ozcantokus.com/author/ozcantokus/" target="_blank" class="meta-item meta-item-author"><i class="fa fa-pencil-square-o"></i> <span>ozcantokus</span></a>: <a href="https://ozcantokus.com/devletin-kendi-vatandasina-kimlik-verirken-ucret-almasina-iliskin-degerlendirme/"><span class="title-name">Devletin kendi vatandaşına kimlik verirken ücret almasına ilişkin değerlendirme</span></a></h3><span class="meta-item meta-item-date"><a class="meta-item meta-item-date" href="https://ozcantokus.com/devletin-kendi-vatandasina-kimlik-verirken-ucret-almasina-iliskin-degerlendirme/"><i class="fa fa-clock-o"></i> <span>Eylül 26, 2025</span></a></span></div><div class="td item-readmore"><a href="https://ozcantokus.com/devletin-kendi-vatandasina-kimlik-verirken-ucret-almasina-iliskin-degerlendirme/#more"><i class="fa fa-angle-right"></i></a></div></div></div><div class="clear"></div><div  class="shad item item-2 item-two than-0 than-1 table"><div class="tr"><div class="td"><h3 class="item-title"><a href="https://ozcantokus.com/author/ozcantokus/" target="_blank" class="meta-item meta-item-author"><i class="fa fa-pencil-square-o"></i> <span>ozcantokus</span></a>: <a href="https://ozcantokus.com/hukuk-herkes-icindir/"><span class="title-name">&#8220;Hukuk Herkes İçindir.&#8221;</span></a></h3><span class="meta-item meta-item-date"><a class="meta-item meta-item-date" href="https://ozcantokus.com/hukuk-herkes-icindir/"><i class="fa fa-clock-o"></i> <span>Ağustos 26, 2025</span></a></span></div><div class="td item-readmore"><a href="https://ozcantokus.com/hukuk-herkes-icindir/#more"><i class="fa fa-angle-right"></i></a></div></div></div><div class="clear"></div><div  class="shad item item-3 item-three than-0 than-1 than-2 table"><div class="tr"><div class="td"><h3 class="item-title"><a href="https://ozcantokus.com/author/ozcantokus/" target="_blank" class="meta-item meta-item-author"><i class="fa fa-pencil-square-o"></i> <span>ozcantokus</span></a>: <a href="https://ozcantokus.com/su-urunlerinin-tukenisi/"><span class="title-name">Su Ürünlerinin Tükenişi</span></a></h3><span class="meta-item meta-item-date"><a class="meta-item meta-item-date" href="https://ozcantokus.com/su-urunlerinin-tukenisi/"><i class="fa fa-clock-o"></i> <span>Ekim 14, 2020</span></a></span></div><div class="td item-readmore"><a href="https://ozcantokus.com/su-urunlerinin-tukenisi/#more"><i class="fa fa-angle-right"></i></a></div></div></div><div class="clear"></div><div  class="shad item item-4 item-two item-four than-0 than-1 than-2 than-3 table"><div class="tr"><div class="td"><h3 class="item-title"><a href="https://ozcantokus.com/author/ozcantokus/" target="_blank" class="meta-item meta-item-author"><i class="fa fa-pencil-square-o"></i> <span>ozcantokus</span></a>: <a href="https://ozcantokus.com/tuprag-siyanur-ve-uzum/"><span class="title-name">Tüprag, Siyanür ve Üzüm</span></a></h3><span class="meta-item meta-item-date"><a class="meta-item meta-item-date" href="https://ozcantokus.com/tuprag-siyanur-ve-uzum/"><i class="fa fa-clock-o"></i> <span>Ağustos 12, 2017</span></a></span></div><div class="td item-readmore"><a href="https://ozcantokus.com/tuprag-siyanur-ve-uzum/#more"><i class="fa fa-angle-right"></i></a></div></div></div><div class="clear"></div><div  class="shad item item-5 than-0 than-1 than-2 than-3 than-4 table"><div class="tr"><div class="td"><h3 class="item-title"><a href="https://ozcantokus.com/author/ozcantokus/" target="_blank" class="meta-item meta-item-author"><i class="fa fa-pencil-square-o"></i> <span>ozcantokus</span></a>: <a href="https://ozcantokus.com/dul-ve-yetim-ayliginin-ikisini-de-almak/"><span class="title-name">Dul ve yetim aylığının ikisini de almak</span></a></h3><span class="meta-item meta-item-date"><a class="meta-item meta-item-date" href="https://ozcantokus.com/dul-ve-yetim-ayliginin-ikisini-de-almak/"><i class="fa fa-clock-o"></i> <span>Ocak 27, 2016</span></a></span></div><div class="td item-readmore"><a href="https://ozcantokus.com/dul-ve-yetim-ayliginin-ikisini-de-almak/#more"><i class="fa fa-angle-right"></i></a></div></div></div><div class="clear"></div></div><div class="clear"></div></div><div class="clear"></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su Ürünlerinin Tükenişi</title>
		<link>https://ozcantokus.com/su-urunlerinin-tukenisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ozcantokus]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2020 06:39:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deniz Mahsülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozcantokus.com/?p=2473</guid>

					<description><![CDATA[Su ürünleri kaynaklarının ve yaşam ortamlarının korunması, sürdürülebilir işletilmesinin sağlanması amacıyla ruhsat verme aşamasında, avcılık sırasında, avlanan ürünlerin kaya çıkarılmasında, nakil, balık halleri ve perakende satış yerlerinde 2018 yılı itibariyle yapılan denetim sonuçları açıklanmıştır. 2019 yılı için henüz bu tür bir açıklama yapılmamıştır. Bu sebeple de, 2018 yıl sonu itibariyle değerlendirme yapacağım. Yasadışı avlanıldığı tespit [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="wp-image-2474 alignleft" src="https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/dip-trol1.jpg" alt="" width="433" height="324" srcset="https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/dip-trol1.jpg 700w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/dip-trol1-400x299.jpg 400w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/dip-trol1-650x487.jpg 650w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/dip-trol1-250x187.jpg 250w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/dip-trol1-150x112.jpg 150w" sizes="(max-width: 433px) 100vw, 433px" />Su ürünleri kaynaklarının ve yaşam ortamlarının korunması, sürdürülebilir işletilmesinin sağlanması amacıyla ruhsat verme aşamasında, avcılık sırasında, avlanan ürünlerin kaya çıkarılmasında, nakil, balık halleri ve perakende satış yerlerinde 2018 yılı itibariyle yapılan denetim sonuçları açıklanmıştır. 2019 yılı için henüz bu tür bir açıklama yapılmamıştır. Bu sebeple de, 2018 yıl sonu itibariyle değerlendirme yapacağım.<br />
Yasadışı avlanıldığı tespit edilen 828 ton su ürününe el konulmuş olup bu su ürünlerinin açılımı şöyledir. istavrit 73 ton, hamsi 68, lüfer 6 ton, orkinos 5 ton, mezgit 3 ton, inci ketali 56 ton, sudak 28 ton, sazan 29 ton, midye 390 ton, kum midyesi 94 ton, deniz patlıcanı 34 ton, akivades 27 ton, kum şırlanı 7 ton ve diğer su ürünleri 8 ton olmak üzere toplam 828 ton su ürününe el konmuştur.<br />
Söz konusu denetimler Sahil Güvenlik bot personeli ve Tarım Ve Orman Bakanlığının kontrol görevlileri olmak üzere, bakanlık kontrol tekneleri ve/veya Sahil Güvenlik botları ile ortak veya ayrı ayrı gerçekleştirilmiştir. Denizler ve içsularda 43692, perakende satış yerlerinde 46341 karaya çıkış noktalarında 10869, balık hallerinde 8792, nakil araçlarında 1887, nakil güzergâhlarında 355 işleme tesislerinde 781, depolarda 1966, mezatlarda 308, balıkçılara yönelik 1949 ve diğer (av bayi, restoran, otel) denetim noktalarında 3663 adet olmak üzere toplam 120603 denetim yapıldığı açıklanmaktadır.<br />
Tablo bu şekilde olmakla birlikte, su ürünleri kaynaklarının ve yaşam ortamlarının korunması, sürdürülebilir işletilmesinin sağlanması maalesef sağlanamamaktadır. Başka bir deyişle yaptırıma yönelik işlemler yapıldığı halde davranışta olumlu davranış sağlayacak sonuç elde edilememektedir. Bu sebeple de yakın süreçte su ürünleri kaynaklarımızın dönüştürülemez şekilde sona ermesi şaşırtıcı olmayacaktır.<br />
Bunun için öncelikli olarak önce tüketicilerin bireysel anlamda su ürünleri kaynaklarının ve yaşam ortamlarının korunması, sürdürülebilir işletilmesinin sağlanmasına katkı koyması gerekmektedir. Gerek su ürünlerinin yaşam alanlarının kirletilmesi gerek aşırı ve yasadışı avcılığın önüne geçilmesi bakımından, restoranlarda, balık satış yerlerinde avlanma ölçülerine uymayan balıkları tüketmemeleri, satış noktalarında, restoranlarda bu tür avlanmaya yönelik su ürünü tespit etmeleri halinde ihbar etmeleriyle bu denetime katkı sağlanmalıdır.<br />
Keza, yaşadıkları yerleşim yerlerinde su ürünleri kaynaklarının ve yaşam ortamlarının korunması, sürdürülebilir işletilmesinin sağlanmasına yönelik sivil toplum kuruluşlarına üye olarak katkı sağlamaları neredeyse zorunlu hale gelmiştir. Zira, oldukça güçlü durumda olan büyük balıkçı tekneleri ülkemizdeki denizlerin kendilerine aitmiş gibi davranması, trol/algarna avcılığı, aşırı ve kaçak avlanma, su ürünlerinin avcılığına kapalı alanların oluşturulması, avlanma sürelerinin uzatılması, balıkçı teknelerinin azaltılması gibi etkin mücadele ancak bu yolla gerçekleştirilebilecektir.<br />
Bu anlamda bir değerlendirme yapmak gerekir ise; Gıda ve Tarım Örgütü’nün verilerine göre Türkiye&#8217;de 2012 yılında toplam 16 bin 988 lisanslı balıkçı teknesi olup, bunun 699&#8217;u trol (%4), 610’u gırgır (%3,6) ve 15 bin 540 tanesi (%91,4) küçük ölçekli tekne bulunmaktadır. Bu sayıların 2020 yılında oldukça artmış olduğu da açıktır. Küçük ölçekli balıkçılık, Türkiye&#8217;de yer alan toplam filonun yaklaşık %90&#8217;ını oluşturmakla birlikte toplam tutulan balığın sadece %10’unu gerçekleştirebilmektedir. Buna karşın, 12 metreden büyük ve daha güçlü motorlara sahip endüstriyel balıkçılık yapan sahip civarı 30 metre ve üzerinde gırgır adı verilen büyük balıkçı tekneleri balık avcılığının yüzde 90’ını gerçekleştiriyor. İşte bu büyük endüstriyel büyük balıkçı tekneleri teknolojik gelişmelere uygun nokta atışı ile kısmen aşırı ve kısmen yasak avı gerçekleştirirken, amatör, geleneksel küçük kıyı balıkçılarının av alanlarını da istila ederek hem bu balıkçıların yaşamlarını olumsuz etkilemekte hem de su ürünleri kaynaklarımızın dönüştürülemez şekilde sona ermesine sebep olmaktadırlar.<br />
Deniz dibini tarayarak gerçekleştirilen dip trolü ile de dipte yumurta bırakan canlıların yuvaları bozulmakta, deniz dibindeki bitkileri, deniz çayırları yok edilmektedir. Her ne kadar, deniz dibine ve deniz canlılarına verdiği zarar nedeniyle trol avcılığı Marmara Denizi’nde, İstanbul ve Çanakkale Boğazında yasak ise de, sahilden denize doğru 1.5 mil ile 3 milden sonraki deniz sahasında serbest bırakılmıştır. Ne kadar denetlendiği ve su ürünlerinin bugünkü haline bakıldığında kendisini ele vermektedir. Bana göre trolden daha fazla su ürünlerine zarar veren diğer avcılık türü ise sahilden güya 500 metre açıkta gerçekleştirilen algarna ( dip tarama) avcılığı olup tam bir katliamdır.<br />
Bunun dışında doğal zemini bozan her yere çıpa atan yatlar/guletler vb. de doğal zemini bozarak aynı sonuca bizi götürmektedirler. Denizcilik Müsteşarlığı tarafından 2008 yılında yapılan araştırmaya göre Türkiye&#8217;de, değişik boy ve cinslerde yaklaşık 8 bini muhtelif boyda yelkenli tekne, 24 bini içten takma motorlu, 18 bin 500&#8217;ü dıştan takma motorlu ve 11 bin 500&#8217;ü motorlu şişme bot ve hepsinin de muhtelif büyüklüklerde çıpasını en güzel su ürünlerinin ürediği alanlara birden fazla atıp sürükleyerek çektiklerini hele ki bu sayının 2020 yılında katlandığı da dikkate alıp hesapladığınızda vahameti görmek mümkün olacaktır.<br />
Ülkemizin denizlerinde yer alan su ürünleri çeşitliliğinin çoğaltılması için, her ne kadar su ürünlerinin üremesi yaş, büyüklük, cinsiyet ve türler hatta aynı türe ait populasyonlar arasında önemli bir değişim gösterirse de yurt dışındaki benzer örneklerine de bakarak iki veya üç yıl boyunca trol, gırgır ve belli metrelerden uzun ağ kullanımını yasaklamalıdır. Bu yasak içinde yer alacak su ürünleri avlayanlara da, geçmiş son beş yıllık vergi ödemelerini dikkate alarak yasak boyunca ödemler yapması gerekir.<br />
Bilinçli birey olarak, gerek bugünümüz gerekse yarınlarımız için su ürünleri kaynaklarının ve yaşam ortamlarının korunması, sürdürülebilir işletilmesinin sağlanmasına bireysel katkı sağlayarak bir tuğla koymamız asli görevimizdir.<br />
(Bu yazı internet üzerinden yayınlanan bilimsel verilerden yararlanılarak yazılmıştır)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mausoleum BODRUM’a aittir</title>
		<link>https://ozcantokus.com/mausoleum-bodruma-aittir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ozcantokus]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2020 06:23:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Turizmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozcantokus.com/?p=2466</guid>

					<description><![CDATA[HALİKARNAS MAUSOLEUM BODRUM’A AİTTİR. AİT OLDUĞU YERDE TEŞHİR EDİLMELİDİR (HALICARNASSUS MAUSOLEUM BELONGS TO BODRUM. IT SHOULD BE EXHIBITED WHERE IT BELONGS TO.) Bugüne kadar ilgilenilmeyen, bu sebeple de Bodrum&#8217;da yaşayanların bir kısmının haberi bile bulunmayan, yaklaşık 50 metre yüksekliğindeki antik çağın 7 Harikasından biri olup 1304 yılındaki depremle yıkılan Mausoleion’un bir replikası ( sanat eserinin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>HALİKARNAS MAUSOLEUM BODRUM’A AİTTİR. AİT OLDUĞU YERDE TEŞHİR EDİLMELİDİR<br />
(HALICARNASSUS MAUSOLEUM BELONGS TO BODRUM. IT SHOULD BE EXHIBITED WHERE IT BELONGS TO.)<br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-2467 alignleft" src="https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/ChatGPT-Image-26-Eyl-2025-09_17_51.png" alt="" width="301" height="372" srcset="https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/ChatGPT-Image-26-Eyl-2025-09_17_51.png 1024w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/ChatGPT-Image-26-Eyl-2025-09_17_51-400x495.png 400w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/ChatGPT-Image-26-Eyl-2025-09_17_51-650x804.png 650w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/ChatGPT-Image-26-Eyl-2025-09_17_51-250x309.png 250w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/ChatGPT-Image-26-Eyl-2025-09_17_51-768x950.png 768w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/ChatGPT-Image-26-Eyl-2025-09_17_51-150x185.png 150w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/ChatGPT-Image-26-Eyl-2025-09_17_51-800x989.png 800w" sizes="auto, (max-width: 301px) 100vw, 301px" />Bugüne kadar ilgilenilmeyen, bu sebeple de Bodrum&#8217;da yaşayanların bir kısmının haberi bile bulunmayan, yaklaşık 50 metre yüksekliğindeki antik çağın 7 Harikasından biri olup 1304 yılındaki depremle yıkılan Mausoleion’un bir replikası ( sanat eserinin kopyası) neden yapılıp kültür hâzinemize katılmaz? Mausoleum halen Bodrum&#8217;un orta yerinde taş yığınları halinde durmaktadır. Varolan kalıntılar ile yola çıkılarak bir alt yapı oluşmasında ve yurt dışına götürülen parçaların geri getirilmesinde Kültür Bakanlığı bu konuda ne yazık ki yol alamamıştır. Bodrum Belediyesi cılız ve arkası gelmeyen imza kampanyasının dışında neden buna öncülük etmez? Bodrum&#8217;a her yıl gelen milyonu aşkın turiste verilmek üzere bu konuda broşür basıp, dünya kamuoyuna yüksek sesle duyurmaya çalışmaz, dikkati buraya yönlendirmez, gerekirse yasal yollara başvurma yollarını aramaz? Çalınan eserler geri getirilip replikadaki yerlerini almaz?<br />
Bu konuda ilk girişimi yapan Halikarnas Balıkçısı olarak tanıdığımız Cevat Şakir Kabaağaçlı olup yıllar önce İngiliz Kraliçesi’ne bir mektup yazarak, bu sanat harikalarının esas değerinin Bodrum’un mavisiyle bütünleştiğinde ortaya çıkacağını, ait oldukları yerde teşhir edilmelerinin çok daha anlamlı olacağını anlatmıştır. Mektubu British Museum Müdürü’ne iletmiş, müdür de Halikarnas Balıkçısı’na “Önerinizi çok ciddiye aldık, eserlerin sergilendiği salonların duvarlarını Ege mavisi ile boyattık.&#8221; şeklinde kabul edilmez, alaycı cevabı vermiştir.<br />
Mausoleion’un yıkılmasından sonra;<br />
St. Jean Şövalyeleri yıkıntılardaki mermer parçalarını Bodrum Kalesinin onarımında kullanmışlardır.<br />
İngiliz arkeolog Newton 1856-1857 arasında Halikarnas Mozolesi’nde yaptığı kazılar sırasında bulduğu kabartmaları, Mausolos ve Artemisia’nın heykellerini, dört atlı arabanın parçalarını British Museum&#8217;a götürmüştür.https7/www.dreamstime.com/mausoleum-halikamassos-british-museum-london-uk-mausoleum- halikarnassos-british-museum-london-uk-image132519251<br />
Bu mermerler Malta’da Cospicua kentinde inşa edilen Dock 1 adlı limanın inşaatı sırasında kullanılmış olup halen limandaki dibi bile görünmeyen bulanık suyun altında yatmaya devam etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüprag, Siyanür ve Üzüm</title>
		<link>https://ozcantokus.com/tuprag-siyanur-ve-uzum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ozcantokus]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Aug 2017 06:57:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozcantokus.com/?p=2476</guid>

					<description><![CDATA[Ağustos ve Eylül ayları üzümün yetiştiği, hasat yapılıp kurutulduğu aylardır. Manisa iline bağlı Sarıgöl ilçesinin en önemli geçim kaynağı da yaş ve kurum üzümdür. Geçen hafta bir işim nedeniyle Sarıgöl’e gittiğimde neredeyse her tarafın üzüm bağlarıyla dolu olduğunu gördüm. Ama dikkatimi çeken başka bir görüntü daha vardı. O da, üzüm bağlarındaki üzümlerin çoğunluğunun beyaz bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-2478 alignleft" src="https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/vuzum.jpg" alt="" width="468" height="365" srcset="https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/vuzum.jpg 572w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/vuzum-400x312.jpg 400w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/vuzum-250x195.jpg 250w, https://ozcantokus.com/wp-content/uploads/2025/09/vuzum-150x117.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 468px) 100vw, 468px" />Ağustos ve Eylül ayları üzümün yetiştiği, hasat yapılıp kurutulduğu aylardır.<br />
Manisa iline bağlı Sarıgöl ilçesinin en önemli geçim kaynağı da yaş ve kurum üzümdür. Geçen hafta bir işim nedeniyle Sarıgöl’e gittiğimde neredeyse her tarafın üzüm bağlarıyla dolu olduğunu gördüm. Ama dikkatimi çeken başka bir görüntü daha vardı. O da, üzüm bağlarındaki üzümlerin çoğunluğunun beyaz bir örtü ile örtülmüş olduğuydu. Merak edip üzüm üreticilerine sorduğumda aldığım cevap karşısında şoke oldum. Cevabı o kadar olağan ve doğal bir şekilde anlattılar ki şaşırmamak elde değil.<br />
Cevap mı neydi; “Özcan bey bizim buraya yakın altın madeni var. Adı Tüprag, orada altın çıkarırken siyanür kullanıyorlar. O da havaya karışıyor ve yağmur yağarsa üzümü etkiliyor. Üzümlerin üzeri jiletle kesilmiş gibi çiziliyor. Onu da satamıyoruz o yüzden de üzümün üstünü örtüyoruz/’<br />
İnanılacak gibi değildi. Ve bu konuda herhangi bir başvuruları, itirazları, şikâyetleri de yoktu. Ama çaresizlikleri de gözlerinden okunuyordu.<br />
Ama şunu da ilave ettiler “altın madeninden çıkarılan altından ülkemizin elde ettiği gelir Sarıgöl ve çevresine vermiş olduğu zararla kıyaslanamaz. Bu durum ise kimin umurunda ki?&#8221;<br />
İzmir’e döndüğümde hemen konuyu araştırdım ve önüme çıkan gerçek te şuydu;<br />
Ülkemizde altın madeni çıkartıldığı ve bu madenin çıkarılması sırasında havanın, toprağın ve suyun zehirlendiği en azından benim bildiğim bir olgu. Altın madeni çıkarılan bölgelerde yöre halkının ve duyarlı insanların buna tepki gösterdiği, dava açtığı ve bu direnişin devam ettiği ancak, altın madeni çıkaran şirketlerin özellikle yöre halkına iş, yardım, yatırım gibi desteklerine bağlı olarak bu tepkilerin giderek yok olduğu da bilinen başka bir olgu.<br />
Şimdi gelelim maden firmasına;<br />
Altın madenini işleten şirketin adı 1999 yılında kurulmuş olan Ankara merkezli Tüprag Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi. Eldorado Gold Corporation adlı Kanada şirketinin yan kuruluşu. Bu şirket 2006 yılından bu güne kadar yaklaşık 450 metre derinlikte ve 1000 metre çapında bir alanda 70 bin ton siyanür kullanarak Uşak ilinin Eşme ilçesine yakın Kışladağ’da altın çıkartıyor.<br />
Kışladağ&#8217;ın Sarıgöl ilçesine uzaklığı ise kuş uçuşu 48,5 Km dir.<br />
Sodyum siyanür kullanılmak suretiyle altın çıkarılmasının en önemli karşılığı ise bozulmuş ekosistem, yaşam döngümüze karışan ağır metaller ve atmosfere karışan hidrojen siyanür&#8230;<br />
Kim hangi tahlili yaptırırsa yaptırsın, kim hangi tespit yaparsa yapsın kim altın madeninde olumsuz bir durumun olmadığını açıklarsa açıklasın yaşamın içindeki acı gerçeği değiştiremiyor&#8230;<br />
Ülkemize ekonomik katkısı nedir? Bunu bilmiyorum. Yaşamdan daha değerli olmayacağını biliyorum.. Altın madenine karşı mıyım? Hayır. Yaşama zarar vermeyecek şekilde çıkarılmasından yanayım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dul ve yetim aylığının ikisini de almak</title>
		<link>https://ozcantokus.com/dul-ve-yetim-ayliginin-ikisini-de-almak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ozcantokus]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2016 07:07:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozcantokus.com/?p=2485</guid>

					<description><![CDATA[Dul ve yetim aylığının ikisini de almak Bir kişinin 506 sayılı Yasanın 68/VI. maddesi gereğince babasından yetim, Dul ve Yetim aylığı eşinden de dul aylığına hak kazanması halinde iki aylığı bir arada alma olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda, dul veya yetim aylığından hangisi yüksek ise o aylık alınabilir. Son yasal düzenlemelere göre, bir kişinin hem vefat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dul ve yetim aylığının ikisini de almak Bir kişinin 506 sayılı Yasanın 68/VI. maddesi gereğince babasından yetim, Dul ve Yetim aylığı eşinden de dul aylığına hak kazanması halinde iki aylığı bir arada alma<br />
olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda, dul veya yetim aylığından hangisi yüksek ise o aylık alınabilir. Son yasal düzenlemelere göre, bir kişinin hem vefat eden eşinden dolayı dul aylığı hem de vefat eden anne veya babasından dolayı yetim aylığı alması durumunda, bu iki aylığın ikisi birden tam olarak alınamaz.</p>
<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mevzuatına göre genel kural, kişiye bu iki aylıktan tercih ettiği veya tutar olarak daha yüksek olanın tam olarak ödenmesidir.<br />
Ancak, hatalı işlem sonucunda kişilere hem babasından yetim aylığı hem de dul aylığı bağlanabilmektedir.<br />
Bu konumda olan kişilerin kurumca tespiti halinde hem düşük olan aylığı kesilir, hem de o güne kadar ödenmiş haksız ödemenin tamamı hem de yasada belirlenmiş koşullar (aşağıda açıklanmıştır) çerçevesinde yasal faizi alınır.<br />
5510 sayılı yasa öncesinde, yersiz ödemenin yapılması halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmamakla birlikte, 5510 sayılı yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilerek, sebepsiz zenginleşmenin sigortalının kasıtlı kusurlu davranışından veya kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak geri alınması mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir.<br />
5510 sayılı Kanunun 96. maddesinde &#8216;Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;<br />
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,<br />
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır.&#8221; Denilerek kurumca gerçekleştirilmiş yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin esas ve usuller belirlenmiştir.<br />
Buna göre, ilgilinin kasıtlı veya kusurlu davranışlarından yersiz ödemenin ödendiğinin tespiti halinde hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemelerin tamamı faizleriyle birlikte geri alınacaktır.<br />
Ancak, yersiz ödemenin kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklandığının belirlenmesi halinde yersiz ödeme yapılan ilgiliden hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemelerin tamamı ile ilgiliye bu durumun tebliğinden itibaren 24 ayı geçen sürede faiz ödemesi istenecektir. 24 aylık süre içinde anaparanın ödenmesi halinde herhangi bir faiz ödemesi gerçekleştirilemeyecektir</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çevre kirliliği masalı</title>
		<link>https://ozcantokus.com/cevre-kirliligi-masali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ozcantokus]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2013 07:11:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozcantokus.com/?p=2487</guid>

					<description><![CDATA[Nerdeyse her gün gazete, dergi, radyo veya televizyonlarda deniz, göl ve çevre kirliliği nehirlerin kirlenmesiyle ilgili haberleri okuyoruz. Ve işin enteresan tarafı da bu haberleri okuyup dinlemekten öte başka bir şey yapmıyoruz. Bilim insanları da kirliliğin neden oluştuğu konusunda açıklamalarda bulunuyorlar. Ama o nehirlerden kimyasal, boyalı, deterjanlı v.s. sular akıp durmaya, canlılar ölmeye, doğal denge [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nerdeyse her gün gazete, dergi, radyo veya televizyonlarda deniz, göl ve çevre kirliliği nehirlerin kirlenmesiyle ilgili haberleri okuyoruz. Ve işin enteresan tarafı da<br />
bu haberleri okuyup dinlemekten öte başka bir şey yapmıyoruz.<br />
Bilim insanları da kirliliğin neden oluştuğu konusunda açıklamalarda bulunuyorlar. Ama o nehirlerden kimyasal, boyalı, deterjanlı v.s. sular akıp durmaya, canlılar ölmeye, doğal denge bozulmaya ne yazık ki devam ediyor.<br />
Oysa, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak amacıyla Çevre Kanunu çıkarılmıştır. Kanunda, çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler de belirlenmiştir.<br />
Çevre Kanunu’nda belirlendiği üzere her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.<br />
Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimlerine de, atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri alma yükümlülüğü de getirilmiştir.<br />
Çevre Kanunu ve bu kanun uyarınca yayımlanan yönetmeliklere aykırı davrananlara söz konusu aykırı faaliyeti düzeltmek üzere bir defaya mahsus olmak üzere esasları yönetmelikle belirlenen ve bir yılı aşmamak üzere süre verilir ve bu süre sonunda aykırılık düzeltilmez ise faaliyeti kısmen veya tamamen, süreli veya süresiz olarak durdurulur. Çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike yaratan faaliyetler ise süre verilmeksizin durdurulduğu gibi cezai yaptırım da uygulanır.<br />
Çevre Kanunu’na 2006 yılında geçici 4. Madde eklenmiştir. Bu madde ile de, atıksu arıtma ve evsel nitelikli katı atık bertaraf tesisini kurmamış belediyeler ile, halihazırda faaliyette olup, atık su arıtma tesisini kurmamış organize sanayi bölgeleri, diğer sanayi kuruluşları ile yerleşim birimleri, bu tesislerin kurulmasına ilişkin iş termin planlarını bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Bakanlığa sunmak ve maddede belirtilen sürelerde işletmeye almak zorundadır. Bu süreler bugün için(nüfusu 10.000 ila 2.000 arasında olanlar hariç) çoktan sona ermiş bulunmaktadır.<br />
Çevre Kanunu’nda belirlenmiş hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi de Çevre Ve Şehircilik Bakanlığa verilmiştir. Bakanlık ise gerektiğinde bu yetkiyi il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, Denizcilik Müsteşarlığına, Sahil Güvenlik Komutanlığına, Karayolları Trafik Kanunu’na göre belirlenen denetleme görevlilerine devretme yetkisine sahip olduğundan bu yetkiyi de devretmiştir. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda yukarıda bahsettiğim denetleme yetkisi devredilmiş ilgililer kirlenmeyi önlemekle, kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler.<br />
Üstelik, çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar.<br />
Çevre Kanunu’nda belirlenmiş hükümleri ihlal edenlere verilmesi gereken para cezalarının yüksekliği ve faaliyeti durdurmaya varan cezaların etkinliği çerçevesinde kısa sürede kesin çözüm alınması gerekirken, çözüm alınmaması karşısında şu soruyu sormak gerekiyor;<br />
Bu düzenleme içinde kirletenler mi sorumlu, kirlettiği halde bu kanun gereğince gereğini yapmayanlar mı?<br />
Başka bir sorumda, gazete, dergi, radyo veya televizyonlarda bu haberleri suç ihbarı kabul edip yasal isleme başlanmış bir savcılık var mı?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sokak köpekleri</title>
		<link>https://ozcantokus.com/sokak-kopekleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ozcantokus]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Jun 2013 07:15:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Köpek Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozcantokus.com/?p=2489</guid>

					<description><![CDATA[Sokak köpekleri hayvan severler tarafından sürekli mağdur konumda gösterilmekte ve köpeklerin beslenmeleri için halkı yönlendirmektedirler. Bu durum son derece insancıl bir yaklaşım olarak görülmektedir. Oysa gerçek bu değildir. Özellikle de belirli bir bölgede yaşayan ve birden fazla kişi tarafından kontrolsüzce beslenen köpeklerin, yüksek kalorili hazır mamalarla sürekli beslenmesi obezite, eklem sorunları ve metabolik Hastalıklara neden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sokak köpekleri hayvan severler tarafından sürekli mağdur konumda gösterilmekte ve köpeklerin beslenmeleri için halkı yönlendirmektedirler. Bu durum son derece insancıl bir yaklaşım olarak görülmektedir. Oysa gerçek bu değildir. Özellikle de belirli bir bölgede yaşayan ve birden fazla kişi tarafından kontrolsüzce beslenen köpeklerin, yüksek kalorili hazır mamalarla sürekli beslenmesi obezite, eklem sorunları ve metabolik Hastalıklara neden olabilmektedir. Zira köpek, beslenmesini oturduğu veya mesken ettiği yerden değil yürüyerek koşarak kısaca hareket ederek sağlamalıdır. Sokak köpeklerinin sürekli olarak belli noktalarda her gün bilinçsizce beslenmesi nedeniyle bu hayvanlar tembelliğe alışmış ve beslendiği noktadan neredeyse hiç ayrılmamaktadır.</p>
<p>Bir çok sokak köpeği bu durum nedeniyle sosis haline gelmiş ve yerinden dahi kalkamamaktadır. Hiç bir enerji harcamayan bu köpeklerin yakın süreçte ölmelerine de şaşırmamak gerekecektir. Güya sokak köpeklerine yemek/mama vererek onlara iyilik yaptığını sanan kişiler aslında onların yaşam süreçlerini kısaltmakta ve ölmelerine neden olmaktadırlar.</p>
<p>Bir köpeğin önüne bir çuval mamayı boca edip gitmek, rekabete, obeziteye ve mamayı sahiplenme kavgalarına yol açabilmektedir. Sadece karbonhidrat ve dolgu maddesi içeren çok ucuz mamalarla beslemek de uzun vadede sağlık sorunları yaratmaktadır. Bir çok yerde yenmemiş mamalar yerlerde durmaktadır..Beslenme adı altında bir çok yerde kemik parçalarının yarattığı sorunlara da değinmiyorum. Sokak köpeklerinin, makul porsiyonlarda, kaliteli ve besleyici mamalarla, her gün aynı saatte besleme yapmak, hayvanın hem aç kalmasını önler hem de aşırı yemesine engel olur. En önemlisi, yanına temiz su koymak, özellikle kuru mama ile beslemede hayati önem taşır.. Özellikle her gün çeşitli saatlerde yemek/mama veren kişiler verdikleri yemek miktar ve zamanlarına dikkat etmeleri, mümkün olduğunca az yemek/mama vermeleri gerekir. Bu şekilde sokak köpeklerini yeterli besini bulmak amacıyla farklı alternanifler bulmaya yönlendirmelidirler.</p>
<p>Sokak köpeklerini düşünüyorsanız, obezite haline getirmeyiniz&#8230;. Yaşam süreçlerini azaltmayınız. Bu arada söz konusu beslenme İzmir ilinde karga sayısının da artmasına sebep olduğunun farkında mısınız.. O sebeple yerel yönetimlerle görüşerek bu beslenmenin belirli kurallar çerçevesinde uygulanmasını sağlamak yemek/mama konusunda desteklemek bence en doğru olanı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
